Android Güncellemelerinin Arkasındaki Üzücü Gerçekler

Android Güncellemelerinin Arkasındaki Üzücü Gerçekler

Android cihaz üreticileri alarm veriyorlar, onlara kulak vermemek mümkün değil. Android güncellemelerini artık yaldızlı kağıtlara sarıp salmayarak kullanıcılara sunmanın çok anlamı olmadığını savunan üreticiler, güncellemelerin sanıldığı gibi iyiye değil kötüye gittiğini söylüyorlar. Tamam, ama bunun sebepleri neler olabilir?

Üreticilere göre Android Nougat 7.0 güncellemeleri yapılmış cihazlar, bir önceki sürümlerden daha düşük performans puanları almaya başlamış. Güncellemelerden önce C+ puanlara ulaşan çoğu ürün artık F ya da D değerlendirme puanlarını aşamıyorlarmış.

Örneğin HTC telefonlarda yapılan Android 7.0 güncellemesi telefonlara 95 gün içinde servis edilmiş. İletişim ve performans puanı 10 ürerinden 6 olarak değerlendiriliyor. Oysa Google çıkışlı telefonlara bu güncellemenin gelmesi ABD'de 1 gün bile sürmemişti, küresel olarak Nexus cihazlara ulaşması 42 günü bulmuştu. Ancak, iletişime getirdiği katma değer yine 10 üzerinden 5 olarak değerlendiriyor.

Güncelleme sonrası destek sorunu

Bu raporlara göre, üreticiler yeni Android güncellemelerini hiçbir şekilde yüksek motivasyonlarla yapmıyorlar, yapmak istemiyorlar. Ancak Android güncellemelerin sıkıntısının teknik olduğunu da iddia etmiyorlar. Android telefon üretmekten şikayetçi değiller, ancak satış sonrası gelen güncellemelere verilmesi gereken servis hizmetinden daha çok yakınıyorlar.

Android Güncellemelerinin Arkasındaki Üzücü Gerçekler

Birçok üretici, telefon satarak para kazanıyor. Android telefon satıyor olmak belli zamanlarda hizmetlerin güncellemesini de gerektiriyor. Bu sürpriz bir beklenti de değil üstelik. Güncelleme sonrası Google'ın vereceği servis desteği, üreticiler için çok önemli çünkü marka değerlerini artırıyor. Oysa artan Android talepleri, bu güncellemelerin belirli periyotlarda yapılmasını zora koşuyor. Çünkü güncellemeler ne kadar sık ve zamanında yapılırsa, üreticilerin telefonları da o kadar talep görebilecek. Google bu noktada çoğu üreticiden önce, onların satış rakamlarına ve pazar payının oranlarına bakmaksızın Nexus ve Pixel cihazlara daha çok ağırlık verebiliyor. Bu durum pazarda bir tercih karmaşası yaratıyor. Ancak Google'ın iş modeli bu. Bu da üreticileri zora koşuyor.

Özellikle her sene birden fazla cihaz üretme kapasitesi olan Samsung gibi markalar, yeni çıkardıkları ürünlerde Google'ın ne zaman güncelleme vereceğini bilemediklerinden işletim sistemine odaklı pazarlama yapamıyor Bundan dolayı da teknolojik üstünlükler sergileyerek tüketiciyi cezbedebilecek bir iş modeli geliştirmiş durumda. Samsung'la aynı kaderi paylaşan markalar teknolojik yatırımlar yaparken, Google eski ya da yeni olsun kendi telefonlarına güncelleme getirince üreticiler işletim sistemi kartını oynayamıyorlar. Bu durum Android ekosisteminde artık bir kural olmuş durumda. Bu iş modeliyle Google, Android telefon üreticilerini sıkıntıya düşürüyor.

Örneğin, HTC gibi zaten finansal zorluklarla boğuşan bir üreticinin eğer elinde kullanabileceği işletim sistemi servis özelliği yoksa her yıl satış performansının düşüyor olması da sürpriz değil.

Android güncellemelerinin çözümü ne olmalı?

Aslında bu sıkıntının çözümü çok da zor değil. Ancak Google, bu çözümü sadece kendi telefonlarına uyguluyor. Kabul edelim, bir Google Nexus ya da Pixel telefona sahip değilseniz Android güncellemelerini almak için uzun süre beklemek zorundasınız. Bunun birçok sebebi var. Test aşamaları, uyumluluk sıkıntılarının giderilmesi, iletim sisteminin küresel ve bölgesel bir altyapıya kavuşması bunlardan sadece birkaçı.

Kısaca Google markası taşımayan tüm cihazlar, bu makus talihe sahip. Oysa kullanıcıların Google'dan beklediği, güncellemelerin en azından önemli olanlarını, bir pakette toplamayı beklememesi. Parçacıklar halinde cihazlarına gönderilebiliyor olması. Bu beklenti elbet üreticilerinde sıkıntılarını giderecek. Ancak Google'ın planı böyle işlemiyor.

Android Güncellemelerinin Arkasındaki Üzücü Gerçekler

Oysa Google 2011 yılında bir Android İttifakı kurmaktan bahsediyordu. Çoğumuz artık hatırlamıyoruz bile. Google I/O 2011'de Android Jelly Bean 4.1 tanıtılırken bu bütünleşmeden hevesle söz etmişti. Ancak daha sonra üreticilerin cihazları yeni güncellemelere donanım olarak yetiştiremediği bahanesiyle hem üreticilerin, hem de operatörlerin yavaş kaldığını ima ederek bu ittifakın kaybolup gitmesine sebep oldu. Bu dönem, Cyanogen Mod'un yükselişe geçtiği ve her cihazda çalışabilen Android güncellemeleri yapmaya başladığı zamana denk geliyor.

Düzenli güncelleme servisi veremeyen işletim sistemi

Google'ın bu tavrı iOS eko sisteminin ve iPhone cihazların pazarda serpilmesinin tek sebebi olarak gösterilmese de Google'ın çalışma modelinin bunda büyük payı olduğunu yadsıyamayız. iOS sistemlerin düzenli ana ve ara güncellemeleri elbette Google Android güncellemelerinden daha başarılı. En azından tüketicisi ne zaman güncelleme geleceğini biliyor. Ancak Google şekerleme ve pasta isimlerinden başka bir şeyi tüketicisine net olarak sunamıyor. Bu da uzun süre beklenecek bir Android güncellemesini şeker ile kaplamaktan öteye geçemiyor.

Android Güncellemelerinin Arkasındaki Üzücü Gerçekler

Hala umut var

Alınan duyumlara göre Google Android bu şikayetlerin ve var olan gerçeklerin aslında son derece farkında. Onun için işletim sistemini kararlı bir duruma getirmeye çalışıyor. Ancak açık kaynaklı Android kodunu ıslah edebilmesi de kolay görünmüyor. Çok yakında iOS gibi sabit bir yapıya dönüşebileceği kulislerde fısıldanırken, bir yandan bunun mümkün olamayacağı da konuşuluyor. Ne olacak bilemiyoruz ancak Google Diyarında işler öyle herkesin beklediği bir şekilde çözümlenemiyor. Ama zaten hep böyle değil miydi?

Android Güncellemelerinin Arkasındaki Üzücü Gerçekler

Kaç Kişi Kullandığı Mobil İşletim Sistemini Değiştirtip Android'e Geçiyor?

Android Uygulamalarının Güncelleme Boyutu Yüzde 65 Azalacak

Android 6.0 Marsmallow'a Gelen Bir Güncelleme Kullanıcıları Çıldırttı

Konular: Yazılım

Android Güncellemelerinin Arkasındaki Üzücü Gerçekler için Yorum yap ve Puan ver

Üye olmadan yorum gönderebilirsiniz.